“Râbıta, İlâhî-Zâtî sıfatlarla tahakkuk etmiş ve müşahede makamına varmış bir kamil ve mükemmele kalp bağlayıp, huzur ve gıyabında o zatın suretini hayâl hazinesinde muhafaza etmekten ibarettir.” Râbıta-i Şerîfe, Beyazıt Devlet Kütüphanesi, No. 243435, s.18.

Rabıta, kısaca manevi irtibat demektir. Müridin Şeyhi ile manevi bağlantısını sağlayan her eylem rabıta olarak adlandırılabilir. Günümüze uyarlayacak olursak cep telefonunun gelişmiş şekli gibi yorumlayabiliriz, manevi bağ kalpten kalbe  telepatik bir telefon gibidir. Mürid bu telepatik telefon benzetmesi yaptığımız rabıta ile, Mürşidine hem halini arz edebilir, hemde ona gelen feyzden bereketlenebilir. 

Beyinimizi nörolojik olarak incelediğimizde, iletişimi sağlayan milyarlarca nöronun birbiriyle hiç bir bağı olmadan, sadece elektirksel bir akımla iletişim sağladığını görürüz. Sinir sisteminden gelen uyarıları birbirine ,kablosuz olarak ileten nöronların, başka bir beyinle iletişime geçmesi de oldukça olağandır. Ve günümüz araştırmasında beyinlerin mesafe ne kadar uzak olursa olsun, birbirine sinyal gönderdikleri de tespit edilmiştir. Bilim dünyasında düşünce gücünün keşfi 21. yüzyılda gerçekleşmişken, Bizim dinimiz bunu 1400 yıl önce Resul-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz’e aşık, Veysel Karani Hazretleri ile örneklemiştir. Fahr-i Kainat Efendisi Yemen tarafına dönerek,   ”Bana yemen tarafından Rahman’ın kokusu geliyor.”buyurmuş, hiç tanışmadığı Veysel Karani Hazretleri için, “Üveys ,tabiinin en hayırlısıdır.” buyurmuşlardı. Bu Veysel Karani Hazretleri’nin aklından Resulullah (s.a.v) Efendimizi bir an olsun çıkarmaması, yani sürekli rabıta halinde manevi irtibatı sağlaması ile olmuştu.

Rabıta, İnsan-ı Kâmil’e ulaşmış hakiki Mürşid’e yapılır. Nefsini terbiye etmiş, Allah Dostu olma şerefine erişmiş ve insanları irşad etme görevini hakkıyla yerine getiren Mürşidin kalbi, manevi feyzle doludur. Bu yolla Mürşidin kalbinden manevi feyzin yansıması Müridin kalbine nakşeder.

Fakat  özellikle Nakşibendilikte günlük virdden bile daha önemli olan Rabıta’nın asıl yapılma amacı,Allahu Teala’nın huzurunda, insanın her nefesinin sayıldığını, her adımının izlenildiğini, her şeyden Allah’ın haberi olduğunu kavrayıp buna göre yaşamını sürdürmesini sağlamak içindir. “Nerede olsanız O, sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görür”. (Hadid-4) ayetinde buyurduğu üzere yaşamaktır. Sürekli Alemlerin Rabbi’nin huzurunda olduğunu bilen hangi kul hata yapabilir, günah işleyebilir? İşte asıl amaç bunu kazandırmaktır. Bu durumda Mürşid, öğretmen dışarı çıktığında, sınıf sessiz kalsın diye başlarına diktikleri sınıf başkanı gibidir.Gözlemler, inceler ama sınıfta asıl yetki sahibi öğretmendir.

Nakşibendi Bursevi Kolunda, her Akşam Namazından sonra yapılması şart olunan Rabıta vardır. Ramazan ayında bu ders olan rabıta, ikindi namazından sonraya çekilir.

Bunun dışında, yine Hatme’ye girerken, günlük virdi çekmeden önce, bir türbe ziyaretini gerçekleştirirken, yola giderken rabıta yapılması gerekir. Yine aynı şekilde, günün her saati ve her türlü işleri yaparken, manevi yardım ve feyzin sürekli kalbimize akması için rabıtalı gezmemiz faydalı olacaktır. 

Bursevi kolunda Rabıta’nın nasıl yapıldığını birebir vekilinizden öğrenmeniz gerekmektedir.