Sufiler Allah’a giden yolların mahlukatın nefesleri sayısınca olduğunu kabul ederler. Tasavvufi anlamda bu yollardan her birine “Tarikat” adı verilmiştir. Allah’a doğru yolculuğa çıkmak isteyen kimseler kendi meşrep ve mizaçlarına göre bu yollardan birini veya bir kaçını tercih ederek manevi terbiyelerini tamamlamaya çalışır. Heen her tarika kendi içinde çeşitli kollara ve şubelere ayrılmıştır ki bütün bu kollar Ehli Sünnet çizgisinde kaldığı sürece tasavvufi terbiye için birer zenginlik hükmündedir. Bahaddin Nakşibend Hazretlerine nispet edilen Nakşibendiyye tarikatı da aynı şekilde bazı kollara ayrılmıştır.

İslam dünyasında en yaygın tarikatlardan biri olan Nakşibendilik günümüze kadar çeşitli isimlerle anılmışır. Bunlardan ilki “Hacegan Yolu” olup Abdulhalık Gücdüvani’den Şah-ı Nakşibend’e kadar olan kısımı kapsar. Bahaddin Nakşibend ile birlikte ise yola, “Nakşbendiyye” ismi verilmiştir.

Nakşibendi silsilesinde öne çıkan şeyhlerden Hace Ubeydullah Ahrar’la birlikte yeni bir kol oluşmuş ve bu kola “Ahrariyye” denmiştir. Nakşibendiliğin Anadolu’da ilk defa temsil edilmesi de yine bu kolla gerçekleşmiştir.

17. yy’a gelindiğinde Hindistan’da İmam Rabbani tarafından “Müceddidiyye” kolu kurulmuştur. Nakşibendiliğin diğer bütün kollarının yerini alan Müceddidiyye, özellikle Nakşibendiliğin Hint alt kıtasında yayılmasını sağlamakla kalmamış, aynı zamanda bu bölgede Ehli Sünnet itikadının yok olmasını da engellemiştir. Tarikatın İmam Rabbani’den Halid-i Bağdadi’ye kadarki kısmı Nakşibendiyye Müceddidiyye olarak isimlendirilmiştir.

Tasavvufi terbiyesini Hindistan- Delhi’de Abdullah Dehlevi’nin gözzetiminde tamamlayan Mevlana Halid-i Bağdadi Nakşibendiyye’de yeni bir kol çıkarmış ve bu kola “Halidiyye” adını vermiştir. Halidiyye kolu Mevlana Halid’in yüzlerce halifesi aracıığıyla son derece geniş bir alana özellikle de hemen bütün Arap toprakları ile Türkiye’de yayılma imkanı bulmuştur.

Günümüzde ise pek çok ülkede açtığı dergahlarla Nakşibendiliğin, Avrupa ve Amerika başta olmak üzere geniş bir coğrafyada yayılmasını sağlayan Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretlerine nispet edilen kola “Hakkani Kolu” adı verilmektedir. Kıbrısi Hazretleri’nin 08 Mayıs 2014 yılındaki vefatından sonra halifelerinden Şeyh Ahmed Yasin hazretleri tarafından “Nakşibendi Bursevi” adıyla yeni bir kol oluşturulmuştur. Bu kol Ehli sünnet itikadıyla hareket etmekte, talebelerini 12 tarikatın edep ve usulüne göre yetiştirmektedir. Sesli zikir ve sessiz zikir bulunup, Hatme-i Haceganı taş ile sayma usulüne göre yapılmaktadır.